<<Geri

Gerardo Nunez

Aynaya baktığınızda, Gerardo Nunez kimdir? Bir baba, annesinin küçük oğlu ya da bir Flamenko yıldızı? Hangisi?

Normal bir insan görüyorum. Herkes gibi. Kızımın babasıyım, müzisyenim. Bir yıldız değilim. Normal bir insanım ve arkadaşlarımla olmayı çok seviyorum, tanıdıklarımla..

Müzik nedir?

Benim için müzik hayat gibi. İnsan olmanın bir parçası. Müzik mutlulukarı, hüzünleri, herşeyi ifade etmek için bir araç. Ve flamenko çok canlı bir müzik, hayatın içinden. Çok genç. Hepimiz, bütün flamenkoyla uğraşanlar flamenkoyla beraberiz, herşeyimizle içindeyiz. Flamenko müziği benim hayatımı, tarzımı, duygularımı en iyi ifade eden müzik. Ve benim için müzik en büyük şey..


Flamenkoyu müzik yapmak için mi kullanıyorsunuz, yoksa müziği flamenko için mi kullanıyorsunuz? Ya da ikisi arasında bir fark var mı?

Hayır. Ben flamenkoyu ya da başka bişeyi kullanmıyorum. Ben bir flamenko müzisyeniyim. Çünkü Jerez de la Frontera’da doğdum. Çok küçük yaşta flamenkonun içindeydim. Yani doğuştan flamenko müzisyeniyim. Ne müziği flamenko için, ne flamenkoyu müzik için kullanmıyorum. Sadece içimden geleni çalıyorum.


Sıkça sorulan bir soru. Her günkü çalışma şekliniz nasıl? Klasik müzik, armoni vs. Çalıştınız mı?

Hayır hayır.. Hiçbirşey çalışmadım. Nota okumayı bilmiyorum. Yazamıyorum da.

O zaman bir dahi olmalısınız.. (gülüşmeler)

Olay şu ki, gitarda iki bölüm var. Birisi fiziksel, birisi müzikal. Enstruman hakimiyeti için fiziksel çalışma yaparız. Güzel sesler çıkarmak için ve düşündüğümüzü enstrumana uygulamak için çalışırız. Hergün yapılan egzersizler, güç kazanmak, güven kazanmak ve daha iyi ses elde etmek içindir. Ve sonrasında repertuvar için belli bir süre ayırmak gereklidir.


Peki her gün kaç saat?

Çok aşırı, saatlerce çalışmam. Normal çalışmam günde 3-4 saattir. Ancak konserim için biraz daha fazla çalışabiliyorum. Ama yine de çok fazla saatler geçirmek önemli değil, verimli çalışmak önemli...


Pekala, şimdi de Arif Sağ ve Türk Müziği...Türk müziği ile nasıl tanıştınız ve ortak noktalarımız olduğunu düşünüyor musunuz? Bir de bağlama hakkında ne düşünüyorsunuz? Sesini beğendiniz mi?

Tabii ki iki müzik arasında birçok ortak nokta yakalıyorum. İki müzik de çok fazla Akdeniz etkisi taşıyor. Ve Arif’le tanıştığımız zaman çok güzel bir çalışma ortamı yakaladık. Onunla çalmak çok hoşuma gitti. Sürekli yeni şeyler öğreniyoruz birbirimizden. Ve sahnede iki müzik için de çok güzel ortak noktalar buluyoruz.


Pekiyi, beraber bir CD çalışmanız olacak mı?

Evet, eylülde kaydetmeye başlayacağız...Pardon, pardon.. Önümüzdeki sene şubatta..


Sizin yeni bir solo kaydınız var mı yakında?

Ona bu eylülde başlayacağım..Pardon Carmen aramış (dansçı olan eşi....telefon ediyor cevap yok...)

Carmen beni arıyor, sesi kapalı açamıyorum, şimdi ben onu arıyorum, o da derste, onun sesi kapalı.. Ailecek konuşamıyoruz...(gülüyor...)(sonunda açıyor, konuşuyorlar...)


Flamenko çalan ve İspanyol olmayan gitaristler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Flamenkonun artık sadece İspanyollar’ın olmadığını düşünüyorum. Ve bu yüzden İspanyol olmayan gitaristlerin kayıtlarının olduğu yeni bir CD projesi üstünde çalışıyoruz. Tino, Eddie ve birçokları yer alacak. Bestelerini yapıp gönderenler içinden seçeceklerimizi koyacağız bu albüme.


Flamenko ve diğer müzikler içinde, dinlediğiniz sanatçılar kimler?

Herkesi dinliyorum. şarkıcıları, gitaristleri, herkesi. Yeni çıkan Cdleri, gençleri herkesi. Mesela Tomatito’yu, Tino’yu, Pepe Guticia’yı, Pedro Sierra’yı.... Herkesi.


Bir favoriniz yok mu?

Yo, yo..Hayır..Çünkü şu aralar en çok yeni nesil gitaristleri dinliyorum. Jesus de rosario veya Jose Manuel Leon, Diego del Morao vs.. Çok fazlalar..(gülüşmeler...)


Peki, gitardan çıkardığınız sesler, tonunuz, soundunuz....?

Tonum benimle alakalı bir şey. Çünkü her zaman çok temiz,yuvarla, büyük sesleri tercih ediyorum. Ancak daha arzu ettiğimin yarısına ulaşmadım.. Hep arıyorum..Sürekli beğendiğim sesler üzerine düşünüyorum. Bir çok kişi klasik gitar çalıştığımı düşünüyor ve bazen klasik gitaristlere benzediğini söylüyorlar.. Çalışmadım.. Ama düşünebilirler.. Bu benim tarzım, çalma şeklim...


Son olarak Topluluğumuza , “FlamenkoAnkara”ya ne söylemek istersiniz?

Bence çok hevesli ve tutkulu olmanız gerekir. Burda benim için önemli olan kelime “hevesli”. Hevesli kişi dinlemeyi ve çalışmayı sevendir ve gürültü yapmayandır..(gülüyor) Hevesinizi hiç kaybetmeyin...


Ankara’ya gelecek misiniz?

Evet, tatilimiz için Türkiye’yi ziyaret etmek istiyoruz.. O zaman oraya da uğrayacağız..


Konser için?

Muhtemelen Arif’le olabilir.


Eğer Ankara’ya gelirseniz sizi misafir etmekten onur duyarız ve çok mutlu oluruz.

Ben de öyle..


Çok teşekkürler..

Ben teşekkür ederim..

Bu söyleşi Ceyhun Güneş tarafından, İspanya  Sanlucar de Barrameda’da  16 Temmuz 2005’te gerçekleştirilmiştir.