Flamenko Gitar - Sanatçılara Dön<

MANOLO SANLUCAR

Gitarist ve kompozitör olan Manolo Sanlucar 1943 yılında Guadalquıvir nehrinin andaluzyadan denize döküldüğü yer olan Sanlucar de barrameda da (cadiz) doğdu. Gitar çalmaya gitarist olan babası İsidro Munoz (el tocador)sayesinde başladı ve gitara büyük bir tutkuyla bağlandı.

Flamenkoyu çok çabuk öğrenerek kendi zamanının en itaristlerinden biri olacak seviyeye gelmeyi kısa zamanda başardı. İlk kez 12 yaşında profesyonel olarak sahneye çıktı.18 yaşında modern flamenkoyu bir yana bırakarak flamenko müziğindeki o eşşiz konsept ve yorumunu araştırmaya ve şekillendirmeye aşladı. Kendini sadec ayrıcalıklı bir enstrumantalist olarak değil aynı zamanda bir kompozitör olarakta geliştirdi. Bütün çalışmaları sırasında sanatında kültürel mirasa sadık kalırken modern çağın müziğinin gereklerinede sırt çevirmedi.Manolo Sanlucar kimsenin yetenekleri hakkında şüphe duymadığı çok az sanatçıdan biridir. Sıradışı bir teknik ve müzikaliteye sahiptir. Resitallerinden herbiri gitar ve sanat için harika birer ders niteliğindedir.

Doğaçlama tarzla bağlarını hiç bir zaman kaybetmeyen ve flamenko stiliyle ruhsal bağlantısı olan şaşırtıcı tekniğiyle gelişmeyi ve kuralların dışına çıkmayı kabul etmeyen modellerin kendisini etkilemesine izin vermeden kendini geliştirmeyi başarmıştır.

Birbirinden ayrı hatta zıt olarak nitelendirilen iki müzikal fikri dengeleyerek oluşturduğu füzyon ‘FANTASİA PARA GUITARRA Y ORQUESTA’ (GİTAR VE ORKESTRA İÇİN FANTAZİ) akımınında içinde bulunduğu 4 grupta en açık şekilde görülür.

TREBUJENA adlı gitar ve orkestra konserlerınde flamenkonun köklerinden başlayarak flamenkoya yeni bir kapı açtı ve tamamen yeni bir oluşum açığa çıkardı.Boğa güreşi dünyasını ele alarak yazdığı müzikal eser olan ‘TAUROMAQİA’ve ispanyol ulusal balesi için bestelediği –MEDEA-adlı eseri hakettiği üzere tüm dünyada başarı topladı. Gitarın ve diğer enstrumanların (telli çalgılar, perküsyon) harmanlandığı temalarının her notasında savaş sanatının tarihini, boğaların bozkırdaki doğumundan, matadorun büyük kapıdan(prenses kapısı) geçtiği andaki muhteşem görüntüsüne, umut, korku, mutluluk, ölüm ve zafer anlarının fiestaya dönüşümüne kadar bir çok konu yer alır. TAUROMAQİA, Manolo Sanlucar’ın müzisyen ve kompozitör olarak olgunluğunu gösteren duygulu bir eserdir. Solea adlı eserinde iki kadının elinden endülüs ruhunun içine işlemiştir. Öyküsü bazen hüzünlü, bazen mutlu, bazen dramatik olan endülüsün günlük yaşamını anlatır çoğu eserinde. Notaların armonisi ve melodik yapısı, güzelliğiyle en başından beri insanı kendisine esir eder. Manolo Sanlucar sanatını ve gitarını başarılı bir şekilde Madrid de THE ROYAL THEATRE’da, futbol stadyumlarında, Avusturalyanın birçok şehrinde, Almanya, Danimarka, Fransa, İtalya, Belçika, İsrail, Brezilya, Arjantin, Bolivya, Amerika, Tunus, Türkiye, Yunanistan, Rusya, Japonya, Kolombiya, İsveç, Finlandiya, Meksika ve 5 kıtada 50 den fazla dünya ülkesinde icra etmiştir. ’LA GALLARDA’ adlı eseri 20 nisan 1992 de Jose sacristan,Ana Belen,Ballet Lirico Nacional gibi sanatçılarında katıldığı Sevilla’daki expo 92 deki kültürel faaliyetlerin açılışında Rafael Alberti tarafından icra edildi.Flamenko senfonisi ‘Aljibe’ adlı eserin galası 20 mayıs 1992 de yapıldı.

Konser Enrique Garcia Asensio yönetiminde Orquesta Ciudad de Malaga tarafından seslendirildi. Expo 92 de Malaga üniversitesi isteği üzerine ‘La Enciclopedia Eelectronica de Andalucia soundtrack`ini icra etti. Viva la Blanca Paloma adlı Romerio Del Rocio ile ilgili japon belgeselinin soundtrack ini yazdı ve kendi liderliğinde kraliyet filarmoni orkestrası tarafından kaydedildi.