Usta flamenkocu 1990 senesinde hayatını kaybetmiştir. Gitar çalışmaya 4 yaşında başlamış ve iki sene sonra da sahneye çıkmaya başlamıştır. İlk başlarda bir Ramon Montoya hayranı olmasına karşın, eşlik ettiği şarkıcıların çeşitliliği sayesinde kendine has bir stil ve teknik geliştirmiştir. İç savaş sırasında Güney Amerika’ya gitmiş, burada Carmen Amaya ile uzun süre birlikte çalışmış ve turneler düzenlemiştir. Gitarla kimsenin daha önce yapamadığı şeyleri yapmaktan gurur duymuştur.
Bütün dünyayı gezerek onu tanıtmak ve sevdirmek, ona klasik bir parçada katmak...”Flamenko gitar daha önce İspanya dışında çalınmamıştı. Sonrasındaki otuz yılda gelen kayıtlarımla insanlar dünyanın her yerinde flamenko gitara rastlayabiliyorlardı.”demiştir. Hiçbir flamenko okulunun takipçisi olmadı. “Hiçbir zaman hocam olmadı, bunun kanıtı olarak erkek kardeşime bir tane bile tekli varyasyon öğretemedim çünkü nasıl öğreteceğimi bilmiyordum. Hiç kimseye eğitim veremedim çünkü kimseden eğitim almadım. Nereden başlayacağımı bilmiyorum, müziği nedir bilmiyorum.”
Birkaç filmde de oynadı..
Howard Klein:“Onun sanatı mükemmeliyetle açıklanamaz, müziği tek bir duygu uyandırmıyor, ama müziği inanlımaz bir güzellikle akıyor.”
Brook Zern:” Sabicas gerekli olan her şeye sahip. Büyüleyici teknik tutarlılık. Tonu yakalamadaki mükemmellik ve flamenkoyu tamamı ile algılama. Bunlar ve kendisi birleştiği zaman yaratmaya yönelik inanılmaz bir yetenek doğuyor.”
1967’ye kadar İspanya’ya dönmedi. Yirmi yıl sonra, anavatanı ona Teatro Real’de (Madrid) Ulusal Hizmet Nişanı verdi. Daha önce 1982’de, doğduğu yer olan Pamplona, Sanfermines festivalini onun adına ithaf etti.Ölümünden bir sene önce Enrique Morente ile son kaydını geçekleştirdi.
|