<<Geri

Vicente Amigo ile 19 nisan'daki Ankara konseri sonrasında yapılan söyleşi..

 

Siz duygularınızı en yüksek seviyede ifade edebilen bir sanatçısınız. Biliniyor ki armoni ve ritm belirli formatlar içerisinde. Fakat zor olan melodileri üretmek. Melodileri yaratırken hangi yolu takip ediyosunuz ve ne düşünüyorsunuz?

Bence bu ,doğarken bana armağan edilen bir durum. Melodi aslında notaları sıralamaktır düzene sokmaktır. Fakat benim melodilerim sanki doğadan bana gelen bir güçle, belli bir düzenlemeyi düşünmeksizin adeta kendiliğinden çıkıyor. Bu soruyu bana sorduğunuz için çok sevindim. Çünkü şu anda herkes albümün tanıtımı ve albüm satışlarıyla ilgileniyor. Sizin de müzikle ilgili olduğunuz belli..(gülüşmeler)

Teşekkürler..



Melodileri yarttığınız zaman hangi flamenko formunun içerisine sokacağınıza nasıl karar veriyorsunuz? Ve bunu nasıl yapıyorsunuz?

Flamenko formlarının her biri ve onların her anı hayatın içinden çıkmıştır. Her bir formun ifade ettiği duygular ayrıdır. “Sen kimsin, hayatın neresindesin”demelisiniz. Hayatın içerisinde bir çok “contra-tiempo” vardır. Çok fazla melankoli vardır, sevinç vardır. Düşünceme göre Flamenko gitar da bunların sentezidir. Aynen hayatınız gibidir. Küçücük bir an içerisinde kendinizi ifade etmeniz gerekir.

 

Doğaçlama da diyebilir miyiz? Çok Önemli bir şey...

Doğaçlama bütünlük içerisinde sahnede önemlidir. Ama benim için doğaçlama daha çok ilham anında önemlidir, yaratma anında. Ben çalarken normal olarak doğaçlamayı esas almıyorum. Esas temayı çalıyorum, her gün tekrar ediyorum. Ancak her seferinde farklı birşey bulup çıkartmaya çalışıyorum. Daha önceden görmüyorum o çaldıklarımı, o anda o yorumlar çıkıyor. Ve kompozisyondan öte yorumlamanın yaratıcılık olarak çok önemli olduğuna inanıyorum.



Bu noktada bir soru sormak istiyorum. Jazz, modern tango ve flamenko birbirine çok benziyor; bunun nedeni de üçünde de doğaçlamanın çok önemli olması. Bu da müziği çok daha ilginç hale getiriyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bütün müzikler hakkında bilgi sahibi olmak gerektiğini düşünüyorum. Jazz öğrenmek için çok zamanım olmamasına rağmen bence jazz ve flamenko birbirine benzemiyorlar. Müzik kendi dilini kullanarak kendini ifade eder. Bu gün kullanılan dillerden biri de jazz. Ama bu müzik türünü öğrenmek için zaman harcamadım, sadece hayatımda flamenko oldu. O yüzden bu soruya net bir cevap veremiyorum. Ancak şunu söyleyebilirim, flamenko sanatı çok fazla çalışma isteyen, çok zor bir dal. Ve içerisine diğer müzikler de katılabiliyor. Örneğin bu günkü konserde çaldığım Farruca’da klasik ezgiler de vardı.

 

Son iki sorumuz kaldı..Çok kısa..

Duygusal olarak düşündüğünüzde Manolo Sanlucar’ı mı yoksa Serranito’yu mu daha çok beğenerek dinliyorsunuz? Yani hangisi sizin için daha duygusal yorumluyor müziklerini?

İkisinin de kendilerine has anları ve tarzları var. Bu yüzden duygusal dışavurumları ve yorumları farklı. Ancak Manolo Sanlucar benim öğretmenim. İkisinin de sanatına çok büyük saygım var..

 

Müzik nedir? Son soru....

Sessizliği güzellikle bozmanın bir yoludur...

 

Bu güzel söyleşiden ötürü size çok teşekkür ederiz.. Eklemek istediğiniz birşey var mı?

Ayrıca sessizlik de müziğin bir parçasıdır. Müzikle sessizlik iki kız kardeştir..

 

Çok teşekkürler..

 

Bu röportajı gerçekleştiren ve yayınlamamıza izin veren fahri üyemiz Güven Güneş'e ve tercümelerinden dolayı Cihancan'a çok teşkkür ederiz..